YÜRÜYEN KÖŞK, UNESCO YOLUNDA
Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, Yürüyen Köşk’ü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınarak dünyaya tanıtmak istediklerini belirterek, “Bizim Yürüyen Köşk’ü çok iyi tanıtmamız lazım. Ben bu işe kellemi koydum” dedi.
“UNESCO Sürecinde Yürüyen Köşk” konulu konferans Yalova Kent Müzesi’nde gerçekleştirildi. Konferansın açılış konuşmasını Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman yaptı. Salman, Yalova’nın tarihi açısından önemli bir gün olduğunu belirterek, “Yalova doğumluyum ama Yürüyen Köşk’le tanışmam geç oldu. Orası halka kapalı bir yerdi. Yürüyen Köşk’e ilk neşteri vuran, adımı atan Muharrem İnce’ydi. Meclis üyesi, Cumhuriyet Gazetesi temsilcisi Faruk Kırtay da ciddi anlamda katkı verdi. Yaşar Okuyan da o süreçte milletvekiliydi. O dönemin Çevre Bakanı İmren Aykut’la köşkün restorasyonunu gerçekleştirdiler. Barbaros Binicioğlu belediye başkanı olduğunda buraya özen gösterdi. Yalova’nın marka değeri olması için çok çaba sarf etti, restore ettirdi. 2 kez restoreden sonra halka açılmasına sebep oldu. Son dönemde Yalova’nın dışındaki illerden de öğrencilerin durağı oldu. Yalova marka konusunda çok kısır bir yer. Bizim Yürüyen Köşk’ü çok iyi tanıtmamız lazım. Bu manada ben bu işe kellemi koydum. Bize düşen burayı dünyaya tanıtmaktır. İnşallah UNESCO’nun tarihi kültürel miras listesine buraya aldırdığımız zaman iyi bir adım atmış olacağız” ifadesini kullandı.
İnce’den Binicioğlu’na Övgü
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ise çocukluk dönemlerinde Yürüyen Köşk’ün yan tarafında yüzdüklerini dile getirdi. İnce, buranın daha sonra halka kapatıldığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Bu sorunu Barbaros Binicioğlu çözdü. Tribünlerde, ‘Manisalı başkan istemiyoruz’ diye bağırılırdı ya. O Yalovalı belediye başkanları çözemedi ama yuhalatılan belediye başkanı çözdü. Yalova halkını denizle buluşturdu. Ben doğruya doğru derim. Bu işin mimarı odur. ADD İl Başkanı olduğum dönemde Yürüyen Köşk’e gittim. Bir kış daha olsa köşk gidecek, kötü durumdaydı. Dönemin Valisi Nihat Özgöl’le görüştüm. Çevre Müdürü’nü çağırdı. Muharrem Bey’le bu konuda uğraşın dedi. Sonra bu konudan kim anlar dedik, gazeteci Faruk Kırtay’ı çağırdık. 3’ümüz bu konuyla ilgili koca bir dosya hazırladık Vali’ye götürdük. Bir süre sonra gazetede Çevre Bakanı İmren Aykut’un konuyla ilgilendiği haberi çıktı. İlk neşteri atan kişi İmren Aykut’tu. Bakanımıza ve belediye başkanımıza teşekkür ediyorum.”
Aykut ve Binicioğlu’ndan Konuşma
Eski Yalova Belediye Başkanı Barboros Binicioğlu ise “Uzun aradan sonra Yürüyen Köşk’e önem verilmesi çok önemli. Yalova’nın kimliği. Yalova’da bundan başka bir şey yok. Elimizden gelen bir şey varsa burasıyla ilgili yapmaya devam edeceğiz. Çalışmalarından dolayı başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Konferansa konuşmacı olarak katılan Eski Çevre Bakanı İmren Aykut ise Yürüyen Köşk’ün bu günlere gelmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Aykut, “Türkiye’de sürdürebilirlik diye bir şey yok. Burada ise güzel bir şey var. Birinin bıraktığını, diğeri devam ettirmiş. Bu önemli” diye konuştu.
Ardından İstanbul Kültür Üniversitesi’nden Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ve Mimar Sinan Üniversitesi’nden Yard. Doç. Dr. Selçuk Seçkin, Yürüyen Köşk’le ilgili sunum yaptılar.
Yürüyen Köşk
Gazi Mustafa Kemal, ilk kez 1927’de geldiği Yalova’da önceleri satın aldığı Baltacı Çiftliği’ndeki çadırda kalıyordu. Kenti çok seven Mustafa Kemal Atatürk, pek çok kez ziyaret ettiği kentten 21 Ağustos 1929 tarihinde Bursa ziyareti için geçti. Ertuğrul Yatı’yla kente gelen Mustafa Kemal’in dikkatini Yalova iskelesi yakınındaki Millet Çiftliği içindeki büyük bir çınar ağacı çekti.
Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün isteğiyle yat durduruldu. Yatın teknesiyle karaya çıkıldı. Çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk, ulu çınarın civarına bir köşk yapılması emrini verdi.
21 Ağustos 1929 tarihinde inşasına başlanan köşk 22 gün sonra 12 Eylül’de tamamlandı.
Atatürk, 1930 yazında bir gün köşke gittiğinde, orada çalışanlar, yandaki çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istediler. Atatürk ise, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını istedi. Bunun üzerine köşk yaklaşık 5 metre kaydırıldı.