MUHARREM İNCE'DEN BAŞKANLIK ELEŞTİRİSİ

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Meclis’in fesih yetkisinin 1924 yılında Atatürk’e bile verilmediğini hatırlatarak, “1924’te savaştan yeni çıkmış, kurulmuş bir cumhuriyet, kurucusu ortada, Cumhurbaşkanı, ona verilmeyen bir yetkiyi bugün kime vereceğiz?” sorusunu sordu.

İnce, TBMM Meclis Anayasa Komisyonu’nda anayasa değişikliği görüşmelerine katılarak teklif hakkında eleştirilerini dile getirdi ve parti ayırımı yapmadan bütün milletvekillerine uyarılarda bulundu. Komisyon başkanına eleştiriler yönelten İnce, yeni anayasa değişiklikleri hakkında da görüşlerini söyledi. Konuşmasında Atatürk’e meclisi feshetme yetkisi verilmek istendiğine dikkat çekerek “Dersim Mebusu Feridun Fikri Düşünsel kürsüye çıkıyor ve diyor ki: “Biz Gazi Paşa’yı çok severiz. Gazi Paşa’yla milletimiz arasında bir gönül bağı vardır. Gazi Paşa’yla bir problemimiz yoktur, onu yürekten severiz ancak Meclisi fesih yetkisini Gazi Paşa’ya veremeyiz, çoluk çocuğumuzun geleceğini, memleketimizin geleceğini o kişi Gazi Paşa dahi olsa veremeyiz.” Gazi Paşa’ya verilmeyen bu yetkiyi siz şimdiki bir başkana vereceksiniz, adından da utandığınız için “Başkan” demeyip “Cumhurbaşkanlığı sistemi” diyeceksiniz, sonra bizim söz hakkımızı kısıtlayacaksınız. Buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız, bunu yapmamalısınız” dedi.

Muharrem İnce, sözlerine şöyle devam etti:

“Yani 1924’te savaştan yeni çıkmış, kurulmuş bir cumhuriyet, kurucusu ortada, cumhurbaşkanı, ona verilmeyen bir yetkiyi bugün kime vereceğiz? Bugün siz Sayın Cumhurbaşkanını çok sevebilirsiniz, onun çok başarılı olacağına da inanırsınız ama sonunda bir fânidir, yarın başka fâniler kullanacak bunu. Bunları tartışmadan oldubittiye getirerek böyle bir hakkınız yok. Cumhurbaşkanı yüzde 51’le seçilecek. Her şey olacak 51’le. Peki, Mecliste 301 yani yüzde 51 hiçbir şey olamayacak. Yüzde 51’le seçildi, her şey olacak ama meclisteki 301 milletvekili hiçbir işe yaramayacak. Yüzde 92’yle seçildi 82 anayasası, aldı kaçtı anayasası. Meşruiyet buldu mu, vicdanlarda buldu mu? Bulmadı. Diyelim ki bu da yüzde 52’yle geçti. Yüzde 92’yle meşruiyet bulmayan, gönüllerde yer etmeyen bir anayasa yüzde 52’yle nasıl olacak? Fren mekanizması nerede? Kim durduracak”

Yetki devredilemez

Anayasanın yasama yetkisini TBMM’ye verdiğini ve bu yetkinin devredilemeyeceğine dikkat çeken İnce, “Devrediyoruz bu yetkiyi. “Yargı yetkisi bağımsız mahkemelere aittir, Türk milleti adına yapılır.” Bu yetkiyi devredemeyiz, devrediyoruz bu yetkiyi. Yargı yetkisi bağımsız mahkemelere aittir, Türk milleti adına yapılır, bu yetkiyi devrediyoruz. Yürütme yetkisi Türk milleti adına yapılmaz, yürütme yetkisi Anayasa ve yasalara uyarak yapılır. Yürütme yetkisinin gücünü kullanarak yargıyı da yasamayı da bitiriyorsunuz” dedi.

Anayasa taslağına yönelik eleştirilerine devam eden Muharrem İnce, şunları söyledi:

“Bakın, güvenoyu yok, gensoru yok, sözlü soru yok, bütçe yok arkadaşlar, bütçe. Ya, bizim burada varlık nedenimiz, bir tek varlık nedenimiz var, biliyor musunuz, bir tek. Bana “Bütün bu yapılanların içinde yüzde 51 neyi yazarsın?” dersen bütçeyi yazarım, bütçeyi. Bu milletin parasını, vergisini nasıl toplayacağımızı, nasıl harcanacağını, Büyük Millet Meclisi adına denetleyen kurum Sayıştaydır, Büyük Millet Meclisinin de en asli görevi bütçe yapmaktır, bütçe. Alıyorsunuz bu yetkiyi. Kendi ayağına kurşun sıkan, dünya siyaset tarihinde Sayın Binali Yıldırım gibi bir Başbakan, kendi ayağına kurşun sıkan böyle milletvekilliği de inanın ki dünya siyaset tarihinde yoktur. Şimdi, en garip işlerden birisi şu: “Millet iradesi” lafını hiç ağzınızdan düşürmezsiniz, hiç düşürmezsiniz bunu. Cumhurbaşkanının yardımcısı, seçimle gelmiş birisi değil. E, ne olacak? Yurt dışına gitti, bir memur, Türkiye Cumhuriyetini yönetecek, atanmış bir kişi. Böyle bir şey olabilir mi? Banker Bilo’ya dönersiniz; Türkiye Cumhuriyeti, Banker Bilo’ya döner. Vallahi, yurt dışına gittiğinde, memur, kasaları boşaltırsa şaşırmayın. Nasıl olsa yetki de var. Böyle bir şey olamaz. Yani, siz içinize nasıl sindirirsiniz bunu”

Bu gidiş iyi değil
İnce, Türkiye’de parlamenter sistemin dejenere olduğuna katıldığını ancak bu sistemin alternatifinin ‘bir kişiye Türkiye’yi teslim etmek’ olmadığını söyledi. “Halep oradaysa arşın burada, beş sene sonra görürüz bakın neler olacağını” diyen İnce, son olarak şunları kaydetti:

“Bu gidiş gidiş değildir, bu gidiş iyi değildir, bu gidiş doğru değildir, burada Türkiye Cumhuriyetini bir belirsizliğe itersiniz, bir enkaz yaratırsınız buradan. Bu kimseye yar olmaz. Buradan vazgeçelim. Belki bir daha milletvekili olamayabilirsiniz, hiç önemli değil, olmasak da olur, problem değil. Şimdi, bakın, İbn-i Haldun devletleri şöyle tanımlar, der ki: “Bir devlet kurulduktan yaklaşık yüz yıl sonra büyük badirelerle karşılaşabilir. Devletlerin yüz yılı çok tehlikelidir.” Osmanlı 1299’da kuruldu, 1402’de geldi Timur, Osmanlı’yı dağıttı Ankara Savaşı’yla. İdari, askeri, siyasi karmaşa çıktı, beylikler dönemi ortaya çıktı, devlet dağıldı. Fetret devri 1402’den 1413’e kadar sürdü. Türkiye Cumhuriyeti de 19’dan, 20-23 dersek, yaklaşık yüz yıl oldu. Gelin, sinirlenelim birbirimize, bağıralım, çağıralım, önemli değil, memleketin, devletin bekası için, geleceğimiz için, çocuklarımız için doğruyu bulalım yalnız”
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir