12 EYLÜL'ÜN HESABINI İSTİYOR
Yalova’da ikamet eden Şair-Yazar Yılmaz Odabaşı, kendisine işkence ettiğini öne sürerek açtığı davanın 10 yıllık zaman aşımı sebebiyle ‘kamu adına kovuşturmaya gerek yok’ kararına tepki gösterdi
Hukuk fakültesi öğrencisiyken 1980 darbesiyle tutuklanan Şair-Yazar Yılmaz Odabaşı’nın Bursa Emniyet Müdürlüğü’nde darbe döneminde kendisine işkence ettiğini öne sürdüğü 7 polis hakkında yargılanmaları istemiyle müracaat ettiği Bursa Cumhuriyet Savcılığı, 10 yıllık zaman aşımı sebebiyle ‘kamu adına kovuşturmaya gerek yok’ kararı verdi.
Odabaşı, 21 Eylül 2010 tarihinde Yalova Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak, 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde işkence gördüğünü ve 1984 yılında da Bursa’da bulunduğu sırada o dönem emniyet birinci şube polisleri tarafından gözaltına alındığını ve 45 gün boyunca kaldığı gözaltında kendisine işkence yapıldığını, daktilosuna el konulduğunu, daha sonra Gölcük Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’ne sevk edildiğini vurgulayarak, şikâyetçi oldu.
Başvuruyu inceleyen Yalova Cumhuriyet Savcılığı dosyayı Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi. Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı da, başvurunun Bursa’daki işkence iddiasıyla ilgili biri baş komiser, 7 polis hakkındaki şikâyete 25 Temmuz 2013 tarihinde yetkisizlik kararı vererek, olay yeri olan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk etti. Dosyayı inceleyen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Basın ve Memur Suçları Bürosu, davanın zaman aşımı süresinin 5237 sayılı yasanın 66/1-d maddesine göre 15 yıl olarak belirlendiği ifade edilerek, şikâyet konusu suçla ilgili kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdi. Cumhuriyet Savcısı Halit Tunç tarafından verilen karar Odabaşı’na yazılı olarak tebliğ edilirken, 15 gün içinde Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunabileceği kaydedildi.
Kararı Değerlendirdi
Kararı değerlendiren Odabaşı, 12 Eylül Anayasa referandumu sonrası geçici 15’inci maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül’de yaşadıkları adına davacı olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“Benimle ilgili biri Diyarbakır, diğeri Bursa olmak üzere 12 Eylül suçları kapsamında süren davalardan ilki için, Bursa’da maruz kaldığım işkencelerle ilgili Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı elime ulaştı. Kararda işkence suçu için 12 yıl hapis öngörüldüğü, fakat zaman aşımı nedeniyle ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı şahsıma tebliğ edildi. Bu kararın verilmesi, 12 Eylül’le ilgili açılan bütün davaların akıbetinin ne olacağı hakkında da net bir fikir veriyor. 15. maddenin kaldırılmasından sonra 12 Eylül’ün yargılanmasının yolu açılacak diyen AKP’nin bu konuda da samimi olmadığı böylelikle kesinlik kazanmıştır. Bireysel başvurularımızdan oluşsa da, bir toplumsal davayla ilgili AKP’nin bizlerle adeta alay eden tavrını son derece samimiyetsiz buluyor, bu hükümetin 12 Eylül’ün yargılayacağı vaadine inananların, hem kendimize hem kamuoyuna özür borçlu olduğumuzu düşünüyorum.”