MİMARLARDAN SU GÜNÜ AÇIKLAMASI

Yalova Mimarlar Odası tarafından Dünya Su Günü nedeniyle yapılan açıklamada susuzluğa dikkat çekildi

Odadan yapılan yazılı açıklamada, Dünya Su Günü’nün temel konularının; içme suyu ile ilgili problemler, gelişen nüfusa bağlı olarak su yapılarının korunması ve yapımı ile alakalı toplumu uyarmak, tedbirleri arttırmak, bu günde devletler ve uluslararası dayanışmayı arttırmak olduğu belirtildi.
Oda Başkanı İsmail Hakkı Gültekin, suyun yeryüzünde hem sıvı hem katı hem de gaz olmak üzere 3 halde bulunan tek eleman olduğunu belirtti. “İnsan vücudunun 3/4’ü sudan oluşmaktadır. İnsan hiçbir şey yemeden haftalarca yaşayabilir. Su içmeden en fazla bir hafta yaşayabilir” diyen Gültekin, “Ülkemiz su zengini bir ülke değildir. Su azlığı yaşayan bir ülkedir. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1300 m3 civarındadır. Bütün medeniyetler su havzalarında doğmuş ve gelişmiştir. Yalova’nın su kaynağı Gökçe Barajı’dır. Baraj havzası imara açılmaya çalışılmaktadır. Yıllar önce 1989-90 yılları, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Termal’de milletvekilleri için lojman yapacaklardı. Konunun belediye meclisine gelmesi ve yapıya ruhsat alınması gerekmekteydi. Belediye başkanı rahmetli sayın Cengiz Koçal’dı. Ben de imar işleri amiri olarak görevde bulunmaktaydım. Koçal, bu binanın yapılmaması için belediye meclisinden ret kararı çıkarmıştı. O zamanın bayındırlık bakanlığı, resen planı ve projeyi onaylamıştı. Koçal’a ‘başkanım zaten bakanlık tarafından onaylanacaktı. Neden biz onaylamadık’ dediğimde; ‘Hakkı Bey, gelecekte tabiatın dengesini bizim bozmadığımızı, bakanlığın bu işi yaptığını bileceklerdir’ demişti. Şimdi Termal’deki tabiatın dengesi, sıcak suları Yalova’ya getirecek kadar bozulmaya başladı. Mimarlar Odası olarak bu yıldan itibaren ilköğretim çocuklarına suyun tasarrufu ile ilgili bilgiler vermeye başlayacağız” dedi.
1999 depreminin üzerinden 15 yıl geçtiğini, insanların depreme karşı duyarlılığını kaybettiğini kaydeden Gültekin, şöyle devam etti; “Susuzluk sinyalini aldığımız bu günlerde su tasarrufunu öğreneceğimize meclis kararı ile İstanbul’a su satıyoruz. Depremin ilk yılları Yalova’da 2 katlı yapıdan fazla katlı yapı yapılamayacağı kararına vardık. Sonra yapıları 3 kat, daha sonra da 4 kat yaptık. Bir de çatı piyeslerini, ruhsatsız olarak kata tamamlayarak 5 katı yakaladık. Şimdi ise daha yüksek yapıların peşindeyiz. Turizmi geliştirmek için daha çok otel yapmaya çalışıyoruz. Mimarlar Odası turizmin gelişmesine hiç bir zaman karşı olmamıştır. Yalova’da turizmin başlangıcı, alfabenin ilk harfi gibi Termal’dir. Gökçedere rant uğruna çarpık yapılaşmanın eseri olmuştur. Kentsel dönüşümün yapılabileceği en önemli yer Üvezpınar ve Termal ilçesidir. Termal Kaplıcaları altın yumurtlayan tavuk gibidir. Bizler ise tavuğun içinde ne çok altın vardır diye tavuğu kesmeye çalışıyoruz. Bu rantın önüne geçecek olan sivil toplum kuruluşları ve halktır. Termal Kaplıcaları haykırırcasına bizlere ‘gölge etmeyin başka ihsan istemem’ demektedir. Rant kazanalım derken elimizdeki güzel şeyleri kaybetmeyelim. Suyumuza sahip çıkmayı öğrenelim. Oda olarak ilköğretim çocuklarına suyun tasarrufu kampanyasına başlayacağı için ilk adımı atmış olacaktır. Herkes küçük bir adım atmış olsa gelecekte güzel günleri yakalamış oluruz.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir