MARMARA DEPREMİ GİDEREK YAKLAŞIYOR
Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, 17 Ağustos 1999 depreminin 15’inci yılını değerlendirdi.
Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, 17 Ağustos 1999 depreminin 15’inci yılını değerlendirdi. Ersoy, oluşabilecek yeni deprem tehlikesinin milli güvenlik sorunu olduğunu söyledi
Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Şükrü Ersoy, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 15. yılında depremin geçmişini, deprem bilincinin günümüzdeki yansımalarını ve Türkiye’nin deprem gerçeğini değerlendirdi. Ersoy, 17 Ağustos 1999 Kocaeli ve ardından 3 ay sonra gelen 12 Kasım 1999 depremleri Marmara Bölgesi’nde büyük can kaybına ve maddi hasarlara yol açtığını ve dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alan Türkiye’nin depreme hazırlıksız yakalandığını söyledi.
Gelecek Marmara depreminin giderek yaklaştığını vurgulayan Ersoy, “Sadece İstanbul’da Türkiye’nin yüzde 25’i olan 15 milyondan fazla insan yaşıyor. Buna Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli gibi çevre illeri de kattığımızda bu oran yüzde 40’lara ulaşıyor. Türkiye ekonomisine yüzde 40’dan fazla katkısı olan bu bölgedeki bir büyük deprem sadece can ve mal kayıplarına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ülkemizin milli güvenliğini tehlikeye sokar. Bu bakımdan deprem tehlikesi, bir milli güvenlik sorunudur” dedi.
Gerilim Giderek Artıyor
Marmara Denizi’nin içinden geçen Kuzey Anadolu Fay kolunun üzerinde, 1912 Şarkköy-Mürefte depremi ile 1999 Kocaeli depreminden sonra gerilim giderek arttığını söyleyen Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Zaman zaman meydana gelen küçük depremler gelecek büyük depremin birer habercisidir. Marmara denizinde oluşacak olan gelecek depremlerden söz ederken tsunami tehlikesini de birlikte anmak gerekir çünkü tsunami, hem Türkiye kıyılarının, hem de Marmara Denizi’nin önemli bir tehlikesidir. Geçmiş dönemde Marmara kıyılarında tsunami yaşandığına ilişkin bilimsel olarak kuşku yoktur, kesindir. Tsunami dalgasının yüksekliği konusunda pek çok spekülasyon yapılsa da suyun insanı öldürme derinliği 1 metre olduğu unutulmamalıdır. Bu yüzden tsunami konusunda bilinçlenmeli ve kıyılarımızı buna göre planlamalıyız” diye konuştu.
“Ülkemizin deprem afet riskinin daha iyi yönetilmeye ihtiyacı vardır” diyen Ersoy, “Yoğun nüfusun ve yapı stokunun olduğu şehirler görebilecekleri zarar nedeniyle milli güvenlik sorunu yaratabilir. Güncel çabalar umut verici, fakat yetersizdir. Çünkü risk hızla artmaktadır. Depremler devletin yatırım planlarını altüst edebilecek bir olgudur. Bu bakımdan başta deprem olmak üzere tüm afetler kalkınma planları içinde yer almalıdır” dedi.