KADIN ADAYDAN İDDİALI AÇIKLAMALAR

Yalova Ünivesitesi Rektör Adayı Prof. Dr. Eda Balkaş Erdoğan, “Üniversitenin en büyük sıkıntısı şehirden kopuk, dağınık bir yapıda olmasıdır. Çağımız teknoloji ve hız çağıdır. Bu dönemde üniversite yönetiminde genç, dinamik, kriz yönetimini bilen yöneticilerin olması şarttır” dedi

Yalova Üniversitesi’nin 40 rektör adayından biri olan Prof. Dr. Eda Balkaş Erdoğan, Yalova’yı yakınen tanıdığını ve üniversite ile kent arasında köprü vazifesi göreceğini söyledi.

3 yabancı dil bilen Erdoğan, 8 yıldır Yalova Üniversitesi’ndeki görevini canla başla sürdürüyor. Yalova Üniversitesi’nde bugüne kadar yaşanan en büyük problemin iletişimsizlik olduğunu söyleyen Erdoğan, “Başta görev aldığım Meslek Yüksek Okulu Pazarlama bölümü ve sonrasında bizzat kurduğum Sanat ve Tasarım Fakültesi olmak üzere tüm yapıları en baştan bu zamanki haline getirdim. Her şeyden önce eğitimin, öğretimin ve daha da önemlisi yöneticiliğin ciddi bir iş olduğunun bilincinde, bu görevlerde bulunan kişilerin niteliklerine göre seçilmesi gerektiğinin farkında olan bir Profesörüm. Özellikle İletişim Bilimleri Profesörü olduğum için yıllardır Yalova Üniversitesi’nde yaşanan en önemli sıkıntının üst yönetimle iletişim ve iletişim kopukluğu olduğunun farkına varınca, Rektör adaylığı için harekete geçtim. Yıllardır edindiğim deneyimlerle, Üniversitemizin eksiklerini, ihtiyaçlarını, nasıl ileri modern bir yapıya kavuşacağını biliyorum. Yalova Üniversitesi Avrupa Standartlarında yöneticileri hak eden bir üniversitedir. Üniversitenin en büyük sıkıntısı şehirden kopuk, dağınık bir yapıda olmasıdır. Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısıyken, Yalova şehrinde bir yıl boyunca düzenlediğim ‘Anne Baba Akdemisi’ seminerleriyle yüzlerce kişiye ulaştım.  Yalova Halkı yönetime geldiğimde sürekli bu ve benzeri seminerlerle bilgilendirilip, geliştirilecek ve üniversiteyle yakın ve derin bağlar kurabilecektir” dedi.

“Kriz yönetimini bilen yöneticilerin olması şart”

Özellikle kentin Sanayi ve Ticaret Odası ve Sivil Toplum Kuruluşları vazgeçilmezleridir, bu nedenle bu güzide kuruluşlarla işbirliği kurularak,  toplum yararına, projeler,  üretimler yapılacaktır.   Çağımız teknoloji ve hız çağıdır. Bu dönemde Üniversite yönetiminde genç, dinamik, kriz yönetimini bilen yöneticilerin olması şarttır. Aksi takdirde çağı yakalamak, ilerisine gitmek mümkün değildir. Üniversite denetim mekanizmalarının etkin çalışması gereklidir. Üst yönetimi denetleyen bir mekanizma da olmalıdır. Bu şekilde keyfi uygulamaların önü kesilebilir” diye konuştu.

Erdoğan, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Üniversitemiz 8 yıldır Teknik eğitimli bir ekip tarafından yönetilmektedir. Bu durum sanat ve sosyal bilimler alanlarına yatırım yapılmamasına, bu alanlarda yer alan bizlerin sürekli ikinci planda kalmasına neden olmaktadır. Oysaki üniversitelerin dışa açılan kapıları Sosyal Bilimler ve Sanat ve Tasarım Fakülteleridir. Bu yolla ulusal ve uluslar arası alanlarda sesimizi duyurabilmekteyiz. O nedenle artık Sanat ve Sosyal Bilimlerin de içinde yer aldığı bir yönetim olması, bu üniversitenin tüm paydaşlarıyla etkili iletişim kurabilmesi için şarttır.   Tüm fakültelerin ve Meslek Yüksekokullarının eşit derecede önemsendiği, temsil edildiği, akademisyenlerin herhangi bir sorun yaşadıklarında ulaşabilecekleri ve kendilerini anlatabilecekleri adil ve şeffaf yönetim anlayışı misyonumdur. Tüm akademik ve idari personelin huzurlu ve mutlu bir şekilde çalıştığı ve ürettiği bir Yalova Üniversitesi dünya lideri bir üniversite olacaktır.”

Üniversitelerde kadın yönetici yok

Erdoğan, üniversitelerde kadın yöneticilerin de olmadığını dile getirdi. Erdoğan, “Bir önemli sorun da üniversitede kadın yöneticilerin olmayışıdır. Bu durum üniversitenin yarısını oluşturan kadın akademisyenlerin yönetimde temsil edilmelerini engellemektedir. Yüksek öğretim kurumu tarafından alınan yeni karar gereği, Devlet üniversitelerinde bir kadın Rektör Yardımcısı ve Kadın Dekan bulundurulması kararı çok sevindirici ve yerinde bir karardır. Eşit temsil için üst yönetimde de eşitlik şarttır.  Geçmiş yönetimlere teşekkür ederek, geçmişi geçmişte bırakmak gerektiğini belirtirken, üniversitemizin huzur ve başarısı için adı temiz, geçmiş yönetimlerde yer almamış yepyeni bir isim gereklidir.   Üstelik çocukluğumdan beri yaşadığım, bütünleştiğim, bağ kurduğum Çınarcık ve Yalova benim köklerimdir, üniversiteyle bu nedenle de manevi bağım vardır. Ayrıca geçen yıldan beri başkanlığını yaptığım Görsel Sanatlar ve Estetik Sempozyumları farklı ülkelerden yüzlerce bilim insanın katılımıyla uluslar arası medyada üniversitemizin adının duyurulmasını sağlamaktadır. Uluslar arası alanda söz sahibi olmak için en az iki hatta üç yabancı dili ana dil seviyesinde konuşabilmek şarttır. Ben bu özelliklerin tamamına sahibim. O nedenle de Yalova Üniversitesi’nin hak ettiği Rektör adayı olduğum inancındayım. Daha güzel bir gelecek, uluslar arası geçerliliği olan bilim,  eğitim, üretim için genç ve nitelikli insanlara ihtiyaç vardır. Ülkesini, devletini seven, pozitif ve paylaşımcı olan öğrenciler yetiştirmek en büyük amacımızdır. Üniversitemizi uluslar arası arenada temsil etmiş, ulusal ve uluslar arası ödüller kazandırmış, TRT ekranlarında program yapan, kitlelere hitap yeteneği olan, tanınan ve medyayla iyi ilişkiler oluşturmuş,  bir iletişim uzmanı ve bilim insanı olarak bu göreve talip olduğumu kamuoyuna açıklıyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum” dedi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir